Önceki Geziler

İSFAHAN

İsfahan, geniş ağaçlıklı bulvarları, düzgün sokakları, güzel bahçeleri, özenli mimariye sahip camileri, medreseleri, tarihi kiliseleri ve çarşılarıyla İran kültürünü yakından keşfedileceği bir kültür şehri.

İsfahan, Asya’dan Mezopotamya, Anadolu ve Avrupa’ya giden bir coğrafyada yer alması nedeni ile tarih boyunca önemini hep korumuş ve bu nedenle İran’da kurulan birçok medeniyet ve devletin ya başkenti, ya da önemli şehirlerinden biri olmayı sürdürmüş.

Safevi hanedanının İran’da iktidar olması ile birlikte, şehirde baş döndürücü gelişmeler yaşanmış ve bu dönemde hattatlık, ressamlık, musiki, görsel sanatlar, el sanatları, mimari ve kentleşme, edebiyat, hikmet ve felsefede göz kamaştırıcı ilerlemeler kaydedilmiş. Bu gelişmeler İsfahan’ı sadece bu coğrafyanın değil, dünyanın en önemli merkezlerinden biri haline getirmiş.

Bugün İslam kültür ve medeniyetinin en güzel örnekleri olan camileri, meydanları, köprü ve sarayları ile UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan İsfahan, İran’da görülmesi gereken yerlerin başında geliyor.
Yazının Devamı

Nakş-ı Cihan Meydanı
Nakş-ı Cihan Meydanı

İsfahan, döneminde, tarihi İpek Yolu’nun geçtiği dünyanın en büyük şehirlerinden biriydi. 1501-1736 yılları arasında bugünkü Azerbaycan, İran, Ermenistan, Irak, Afganistan, Türkmenistan ve Türkiye’nin doğu kesiminde varlığını sürdürmüş Safevi Devleti’ne başkentlik yaptı.

Geçmişindeki ihtişamlı dönemlerinden miras kalan eserler hala şehri süslemeye devam ediyor. İran‘ın kavşak noktalarından biri olan İsfahan şehrinin ortasından geçen Zayende Nehri üzerinde, bazılarının yaşı 400 yıla kadar olan 6 tarihi köprü bulunuyor.

Bu nehir üzerinde yer alan Siosepol Köprüsü ise güzelliği ile oldukça etkileyici. 1602 yılında inşa edilmiş ve Farsça 33 anlamına gelen köprü, kendisini ayakta tutan 33 sütun üzerine inşa edildiğinden bu ismi almış. Yapan mimarın adına ithafen Allahverdi Han Köprüsü olarak da anılan köprü, 300 metre uzunluğunda ve 14 metre genişliğinde.

Siosepol Köprüsü’nün altındaki kafeler bir zamanlar uzun sohbetlerin nargile ve çay eşliğinde yapıldığı bir yerdi. Açık alanda nargile içilmesi yasaklanınca burası sıcak İsfahan gecelerinde serinleme ve dinlenme yeri olarak kullanılıyor. Sütunlar arasında gizlice nehre doğu nargile içen gençleri görmek mümkün.

Araç trafiğine kapalı olan köprü, günbatımı sonrasında yanan ışıklarla birlikte karanlığın içinde etkileyici bir atmosfere bürünüyor. Bu şehre gelenler köprünün gece halini mutlaka görmeli.

İtalyan Rönesansı’nın etkilerini taşıyan Siosepol Köprüsü, İsfahanlıların, şehirlerindeki en çok sevdiği yerlerin başında geliyor.

Siosepol Köprüsü, İsfahan
Siosepol Köprüsü, İsfahan

İmam Meydanı (Imam Square), eski adıyla Meydan-e Şah, 508 metre uzunluğunda ve 160 metre genişliği, 89,600 m² büyüklüğüyle dünyanın en büyük meydanları arasında yer alıyor. Burası sadece bir meydan değil, İranlılar için bir yaşam alanı, özellikle de sıcak yaz akşamlarında.

Nakş-ı Cihan Meydanı (İmam Meydanı), Safevi Hükümdarı Şah Abbas’ın vizyonunun eseri. Önce başkenti Kazvin’den İsfahan‘a taşıyan hükümdar, 1602 yılından itibaren şehirde imar projeleri başlatarak, bugün üniversitelerde sanat tarihi kitaplarında yer alacak birçok eseri inşa ettirdi. Meydanın inşasına 1598 yılında başlanmış ve 1629 yılında tamamlanmış.

Mimari titizlikle inşa edilmiş meydanın içerisindeyken, dışarıdan herhangi bir bina görülemiyor. Meydanın güney kanadında, tabanından tavanına çinilerle süslenmiş olan İmam Cami (Şah Camisi);doğu kanadında görkemli işlemelere sahip Şeyh Lütfullah Camii ve batı kanadında ise etkileyici bir iç tasarıma sahip müzik odası ile ünlü Ali Kapu Sarayı olmak üzere 3 önemli yapı bulunuyor. Kuzey taraftaki Keisaria kapısı da İsfahan Kapalıçarşısına açılıyor. Namaaz-e Jom’eh yani Cuma namazı Şah Camiin’nde kıldırılıyor.

Mimari açıdan geleneksel Osmanlı tarzından farklı bir inşa edilen İran camileri, daha küçük iç alana sahipler, ancak buna karşın avlu kısmı ise oldukça geniş. Camilerindeki çini işçiliği ise kıyas kabul etmez güzellikte. Sadece iç kısımlar değil, tepeden tırnağa tüm cami, fırınlamış çinilerle süslenmiş ince bir mimari kimlik taşıyor. Öyle ki her bir parça tek tek işlenip, hazırlanıp, fırınlanıp, sonrasında yerlerine yerleştirilmiş.

Dikdörtgen şeklinde etkileyici Meydanın çevreleyen kısımlarda kapalı çarşı şeklinde dükkanlardan oluşuyor. Bu çarşıda ünlü İran halıları, bakırıcılar, aynacılara, oymacılar… el sanatları ürünlerini sergiliyorlar. Tarihte haftada 1 gün sadece kadınlara açılan Kapalı Çarşı, bugün herkese açık.

İsfahan’ın kalbi sayılan ve İran sanatının en güzel eserlerini içerisinde barındıran Nakş-ı Cihan Meydanı‘nın ortasındaki havuz ise Rıza Şah Pehlevi’nin bir eseri. Gündüz sıcağında ağaç gölgelerinde dinlenenlerin dışında oldukça sakin olan alan, akşam gün batımıyla birlikte kalabalıklaşıyor. Meydanın yeşil alanları, sofralarını alıp gelmiş İranlılarla dolup taşıyor. Kimisi burada arkadaşlarıyla derin sohbete dalıyor, kimisi çıkınında getirdiklerini burada ailesiyle birlikte bir pikniğe dönüştürüyor… çocuklar etrafta koşuşturarak eğleniyor… sevgililer faytona binip meydanın içerisinde kısa bir tura çıkıyor… kısaca burada gece yarılarına kadar süren capcanlı bir aşam alanı oluveriyor.

Etkileyici aydınlatma ile birlikte etkileyici bir atmosfer sunanİmam Meydanı, 1979 yılından bu yana içerisindeki diğer yapılarla birlikte UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alıyor.

Nakş-ı Cihan Meydanı, İsfahan
Nakş-ı Cihan Meydanı, İsfahan
İmam Camii, İmam Meydanı, İsfahan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir